Öyle bir ülke düşün ki sevgili dostum; sokak köpeklerinin sayısını bilebiliyor ve buna bir çözüm aramak istiyor da, diğer tarafta, ne gerçek fiyat artışlarını bilmek istiyor; ne azınlığa servet transferi yaptığını kabullenmek istiyor; ne halkın büyük çoğunluğunun emeğini sömürdüğünü anlamak istiyor; ne insanlarını yoksulluğa mahkum ettiğini görmek istiyor; ne güçlünün zayıfı iyice ezdiğini ve aşağıladığının farkında, ne yolsuzlukları bilmek istiyor; ne darbe girişimindeki gerçekleri ortaya çıkarmak istiyor; ne insan hakları ihlallerini görmek istiyor; ne adaletin şefkatli elini göstermek istiyor; ne insanlarını birbirine düşürdüğünü görmek istiyor; ne de milletin birikmiş güncel sorunlarına dokunmak istiyor...
Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye'de siyasetin gerçek amacı, partilerin ve makam sahiplerinin şahsi menfaatlerini üstün tutmaktan ibaret...
Bilmezler ki bu milletin birer emir eri, memuru ve hizmetkârı olduklarını..!
Hapishanelerini, uyuşturucudan, organize suç örgütüne mensup olma, hırsızlıktan ve adam yaralamadan tıklım tıklım dolduran bir ülkenin gündemi elbette sokak köpekleri olmamalıydı. Üstelik insani konulara bu kadar kafa yormayan bir hükumetin gerçek niyetini artık sen anla sevgili dostum!
Memleketin gerçek gündemini değiştirmek, zaman kazanmak, insanların sorunlarını sümen altı etmek gibi amaçtan başka ne olabilir ki?
Bilmezler ki memleketin son halinden sokak köpekleri bile memnun değil!
Velhasılı kelam sevgili dostum; siyasal İslâm ve ülkenin bugününe ve geleceğine dair hiçbir davası olmayan kuru milliyetçilik, Türk milletinin çağdaş medeniyet olma yolunda ayağına vurulmuş bir prangadır.
Öldükten sonra iyi yaşayacağına inandırılmış bir toplumun, bu dünyada müreffeh bir hayat beklentisi ve talebi olamaz...
Önemli olan demokrat bir toplum inşa etmekti...Ya şimdi ne oldu hiç düşüneniniz var mı?